• Program
  • Hizmetler
  • Fiyatlar
  • Ekstra turlar
  • Diğer bilgiler
 

1.Gün     İstanbul – Paris - Havana
Atatürk Havaalanı dış hatlar terminalinde, Hip Travel ile birlikte saat 07:00’de buluşma. Giriş işlemleriniz yapıldıktan sonra, saat 09:00’da AF 2391 sefer sayılı uçak ile hareket edilecektir. Saat 11:40’ta Paris’e varış ve uçak değişimi sonrası saat 13:35’te AF 474 sefer sayılı uçuş ile Havana’ya hareket. Saat 17:40’ta Havana’ya varış... Otele transfer, hoşgeldiniz kokteyli ve otele giriş işlemi. Akşam yemeği ve otelde konaklama.
2.Gün     Havana

Sabah kahvaltıdan sonra saat 09.00'da etkileyici tarihinin yanında dünya savaşlarından çok az zararla çıkmış ve ilk inşaa edildiği haliyle kendini korumuş, 50’li ve 60’lı yılların Amerikan arabalarının sıkça görülebildiği, İspanyol mimarisinin etkileyici örneklerine sahip Havana’yı tanıtmaya yönelik Havana Şehir Turunu gerçekletiriyoruz. San Cristobal de la Habana'dan ismini alan Havana, İspanyollar tarafından kurulmuştur. Şehir turumuz modern Havana’dan başlıyor, artdeko ve modern mimarisi ile karışık Vedado Bölgesi'nden geçilerek dünyaca ünlü Devrim Meydanı'na doğru ilerliyoruz... Modern Havana’dan Eski Havana’ya 15 dakkika uzaklıkta zaman durmuş gibi Kolonyal tarzı meydanları ve binaları karşımıza çıkıyor. Plaza de Armas, Plaza de la Catedral, Plaza Vieja ve Plaza de San Francisco de Asis adım adım ve yürüyerek eski sokakları gezecek ve çamaşır asılmış kırık dökük balkonlardan bizi izleyen ağzı purolu yaşlılar bizlere el sallayacak. En değerli fotoğralarınız siyah beyazlar olacak, kendinizi zamanında yolculuk yapmış gibi hissedecekseniz. Unesco’nun site alanları listesinde yer alan başkentin eski şehrini kolaylıkla bir müzik cenneti denilebilmektedir. Bir turistin Havana’da hemen hemen gideceği her kafede, sokakta, barda, otelde ve restoranlarda canlı müzik gruplarına rastlaması mümkündür. Öyle ki, insan bazen kendi ülkesinde dinleme olanağını bulduğu kaliteli latin grupların çokluğu karşısında şaşırmakta ve o zaman müziğin bir Kübalı için hayatın vazgeçilmezlerinden olduğunu daha iyi anlamaktadır. Yağlı boya tablolar ve el işleri pazardan satın alabilirsiniz....
Otelde akşam yemeğive konaklama. Akşam Tropicana Show’a katılmak isteyenlere tur lideriniz yardımcı olacaktır.
3.Gün  Havana – Pinar del Rio – Vinales – Havana

Sabah kahvaltıdan sonra saat 08.00'de ayrılıyoruz, tam gün olarak yapılacak turumuzda önce tütün tarlaları gezilecek, nasıl yetiştirildiği hakkında bilgilendirilecek ve sonra da Pinar del Rio'daki Puro Fabrikasına gideceğiz. Los Jazmines tepesinden Vinales Vadi manzarasını seyrettikten sonra öğle yemeğini El Palenque de los Cimarrones lokantasındayenilecek. Cueva del Indio ağarasının içindeki nehri sandalla gezerek geçtikten sonra Mural de la Prehistoria'da inanılmaz güzel doğada Diego Rivera’nın talebinin Leovigildo Gonzalez tarafından çizilmiş bir yağlı boya tablosu sizi bekliyor. Son olarak sizin seçeceğiniz bir yerli aileyi misafirliğe gidip onlarla yaşam, ekonomi, siyaset ve tüm bilmek istediğiniz konular hakkında sohbet edilecek . Havana'ya geri dönüyoruz. Otelde akşam yemeğidahilve konaklama. 
4.Gün        Havana

Kahvaltıdan sonra sebest zamanızda Havana şehirini gezerek keşfedeceksiniz. Otelde akşam yemeğidahilve konaklama. 
5. Gün   Havana – Santo Domingo

Kahvaltıdan sonra Jose Marti Havaalanına transfer, Cubana de Aviacion havayollu kontuar da giriş işlemlerinden sonra Santo Domingo’ya gitmek üzere hareket ediyoruz. Bizi bekleyen aracımızla Santo Domingo  Havaalanından Punta Cana’ya otelimize hareket ediyoruz.

Punta Cana Bölgesi Dominik Cumhuriyeti’nin en çok turist çeken bölgesidir. Bu bölge kilometrelerce uzanan bembeyaz yumuşak kumsalları, turkuaz renkli denizi, hindistancevizi palmiyeleriyle tüm dünyayı kendisine çekiyor. Clinton ailesi, Julio Iglesias, Shakira, Beyonce, Angelina Jolie - Brad Pitt gibi birçok ünlünün tatil için bu bölgeyi seçmesinin bir nedeni olmalı...
Odalarımıza yerleşiyoruz. Çeşitli aktivitelerin bulunduğu otelimizde zengin menülerle donatılmış akşam yemeğimizin ardından ister Casino’ya inip o günki şansınızı deneyebilir, isterseniz otelin özel gece gösterilerine  katılabilirsiniz.
Tüm yemekler ve içkiler fiyata dahildir.

6.Gün      Punta Cana – Saona

Saat 09.00’da otelimizde yapacağımız açık büfe kahvaltının ardından gün boyu Karayip keyfi. Bugün Karayip adalarını keşfe çıkıyoruz. Saona Adası bizi bekliyor...

Saona Adası için yola koyuluyoruz. Yol üzerinde sonradan yapılan 16.yy antik Akdeniz köylerinden esinlenerek yapılmış eski şehir kompleksi, antik tiyatrosu ve mimarisi ile görülmeye değer “Altos de Chavon”ı (La Romana bölgesi) ziyaret ediyoruz.

Bu kültürel bölgeyi gezdikten sonra, şık bir katamaran veya hız teknesi ile Saona’ya doğru yola çıkıyoruz. Adaya varmadan yolda içinde doğal havuz olan “Eastern National Park”a uğruyoruz.
Saona adası bize cennetin kapılarını aralıyor. Dominik Cumhuriyeti’nin güneyinde olan bu adaya.  1,5 saatlik katamaran veya hız teknesi ile zevkli bir yolculuk sonucu ulaşılıyor. Bizi eşsiz kristal sular karşılıyor. “Huzur” bu adada doğmuş olmalı…
Bir yandan Merengue müziği eşliğinde içkilerimizle tatilin tadını çıkarıyor, diğer yandan daha önce hiç görmediğimiz türlerdeki kuşların doğal ortamlarını ve doğadaki bu kadar çok rengin varlığına hayret ediyoruz. İsteyenler 35 dakikalık şnorkel ile dalma imkanı bulacaklar…
Öğlen yemeği, içkiler tura dahildir.

7.Gün  Punta Cana

Her günki gibi zengin açık büfe kahvaltı ile başlıyoruz. Kahvaltıdaki önerimiz; buraya özgü bir tat olan “mangu”. Mangu, bir çeşit muz püresi. Yeşil muzdan yapılan bu lezzeti peynir ve jambonla denemenizi öneriyoruz. Lezzetli tropikal meyvaları da es geçmeyin…
Kahvaltımızın ardından serbest günümüzde dileyen misafirlerimiz ekstra olarak  öğlen yemekli Safari yaparak değerlendirebilirler. Karayipteyken bu maceranın kaçırlmaması gerekiyor…

Safaride kocaman kamyonlarla çok eğlenceli,  bol oksijenli havada Karayip doğasına karışıyoruz. Şeker kamışı, kakao, kahve, pirinç, muz, Hindistan cevizi tarları, minik köyler, gizli patikalar, egzotik meyva ağaçları arasında Dominikli köylülerin sıcak karşılamalarıyla çok değişik ve bize ilginç gelecek bir gün daha yaşayacağız.  Burada meşhur olan horoz güreşlerini izlerken ikram edilen tropik meyvalara asla “hayır” demeyin…
Doğal güzelliği ile ressamlara ilham veren La Otra Banda köyüne doğru yola devam ediyoruz. Burada hem yerel halkın yaşam tarzını, Dominika’nın kültürünü inceleme hem de “tütün müzesi” ziyaret etme fırsatı yakalıyoruz.
Buradan doğu bölgesinin kalbinde yeralan “Cordillera Oriental”ı tırmanıyoruz.  Bu bölgede  doğa harikası Maimon nehri kenarında “Merengue” ve “Bachata” ritmleri eşliğinde, tipik Dominik mutfağının örneklerini tadabilme firsatini yakalayacağız. Bu hareketli günümüzü tamamlamak için Maimon deresinden aşağı devam ediyoruz ve yol boyunca bitki örtüsünün ve kuşların çeşitliliğne hayran kalarak otelimize dönüyoruz…

8.Gün  Punta Cana – Santo Domingo - İstanbul

Saat 08.00’da otelimizde yapacağımız açık büfe kahvaltının ardından Santo Domingo’ya doğru yola çıkıyoruz.

Amerika kıtasında Christopher Colombus’un ilk ayak bastığı yer Dominik Cumhuriyeti – Santo Domingo’dur. Amerika; Santo Domingo ile başlar!...
“Yeni Kıta”nın ilk şehri burada kurulmuştur. İlk yaşam alanı burada oluşturulmuştur. Bu kültür mirasını görmeye davetlisiniz…

Santo Domingo’da kolonial şehir panoramik turu yapıyoruz. İlk saray olan “El Alcazar” (Christopher Colombus’un oğlunun evi) ve Santa Maria la Menor katedralini  ziyaret ediyoruz. “Atarazana” ve Las Damas caddelerinde gezintiye çıkıyoruz. Burası koloni şehrinin tüm örneklerini görebileceğiniz kiliseler, parklar ve binalarla çevrelenmiştir.

Öğlen yemeği için serbest zaman.  Alışveriş için zaman ayırıyoruz.
Not: Katedrale giriş için uzun kollu ve bacakları örten kıyafet isteniyor.
Saat 18:30’da buluşup havaalanına hareket ediyoruz. Uçağımız Saat 21:15’te Paris’e hareket ediyor.

9.Gün    Paris – Istanbul 



 


 

 

Eksta turlar hakkında bilgi almak için lütfen acente yetkilisine danışınız.